Ali Onur Şahinoğlu | Düşünür Yazar | Dusunur Yazar

Yazar: Ali Onur Şahinoğlu

Yazar Hakkında

avatar

Makine mühendisi. Uzay teknolojileri alanında yapısal ve mekanik tasarımcı olarak çalışıyor. Mühendislik üzerine yüksek lisans yaptı. Felsefe ve din bilimleri alanında doktora tezini yazıyor. Öykü türündeki ilk kitabı Sen Saklandın, Gece Buldu 2022’de, ilk şiir kitabı Seslerini Arayan Ölüler 2023'te, ikinci şiir kitabı Gölgeden Gölgeye Yollar 2024'te, yeni şiir ve denemelerini içeren Uzak Sözlüğü 2025'te yayımlandı. Ankara’da yaşıyor. Evli.

Filozofun bahsettiği 4 put

“Putlar kuramı”, Bacon’ın, insanın, dil, gelenek ve imgelem tarafından yaratılan yapıntılara körü körüne bağlanmasının zararlı ve yıkıcı etkilerini betimleyen Yeni Organon adlı yapıtında genel bir ideoloji kuramına dönüştürülür. Bacon gerçek bilgiye ulaşma yolunda insan zihnine çeşitli sorunlar çıkaran hatalı akıl yürütmelerin kaynağı olarak tanımlayıp genelde yanlış varsayımlar, yanılsamalar, önyargılar, yanlış kanılar ve eğilimlerden oluştuğunu düşündüğü “zihnin putları”nı dört ana öbeğe ayırır: “Soy putları” (idola tribus) insanın doğasından kaynaklanan, insan soyuna özgü doğal ama yanıltıcı zihinsel önyargılardır. Soy putları duyulara dayalı algıya gözü kapalı güvenme, aşın genelle(ştir)me, hemen sonuca sıçrama (acele genelleme yanılgısı), görüşümüzle çelişen kanıtları görmezlikten gelme gibi eğilimleri...

Devamını Oku

Tecrid ve Tenzih

Kısaca tecrid, Allah’ı yüceltmeye ve O’nu yüceltmek amacıyla dünyevî meselelerden soyutlanmaya; tenzih ise tabiatın ötesine geçilip hakikî olana varma çabasına karşılık gelmektedir. İslâm estetiği, bu ilkeleri izlemekte ve estetik ifadelerde Allah’ın yüceliğine ve birliğine odaklanmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle, İslâm estetiği içinde Allah’ın adını ve sembollerini yücelten süslemeler, yazılar ve semboller sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Geometrinin, İslâm sanatında büyük bir önem kazanması ve olağanüstü bir hüviyete bürünmesi de bunun sonucundadır. Titus Burckhardt’a göre İslâm sanatının, ilâhî varlığın bir kanıtı ve kutsal sanat oluşunu, tenzih ve tecrid ilkelerinden doğan üslûplaştırma temin etmektedir. Sanat ancak bu şekilde, sanatçıdan ve alımlayıcıdan bağımsız, dolaysız ve...

Devamını Oku

Çalışmanın sınırı

İyi bir kültür ortamında yetişmiş olmasının sağladığı avantajla, daha gençlik yıllarında göz dolduracak bir kişiliğe ulaşmış, ancak Endülüs onu tatmin etmediğinden bütün İslam dünyasını hedefleyen bir sefere çıkmıştır. Bu yolculuk ona her rastladığı ilim adamından yardım alabilecek komplekssiz bir tabiatının da yardımıyla muazzam bir birikim sağlamıştır. Öyle ki rastladığı her kitabı ehlinden okuma fırsatı bulmasının yanı sıra, birçok gönül adamından da ahlaki ve manevi tecrübeler elde etmiştir. Bu gayret ve enerjisini telifte de göstermiş, kimi zaman geceleri sabaha kadar eser telifine devam etmiştir. Kitabu’l Hak isimli eserinin şu son cümleleri dikkat çekicidir: “Bu kitap bu kadar yeter. Sabah oldu...

Devamını Oku

Şeyh Galip’e göre şair kimdir?

Galip’in poetik görüş ve düşüncelerini içeren dizeleri, dolayısıyla poetik görüşlerini hem Divan’da hem de Hüsn ü Aşk’ta görmek mümkündür. Divan’ında, daha çok kasidelerinin fahriye bölümlerinde, gazellerinin mahlas beyitlerinde ve az da olsa rubaî, tarih gibi diğer manzumelerinde dağınık bir şekilde yer alan bu görüşler, Hüsn ü Aşk’ta “Şairliğin Mahiyeti Hakkında” bölümünde olduğu gibi daha derli toplu şekilde karşımıza çıkar. Galip’in poetik çerçevede söylediği bu beyitler bir bütün hâlinde incelendiğinde onun şairde aradığı vasıfları görmek mümkün olur. Birçok klasik şairde olduğu gibi Galip de bu vasıfları kendi şairlik özellikleri üzerinden belirtmiştir. Küçük yaştan itibaren dinî-tasavvufî bir ortamda yetişen şairin, şiirlerinde...

Devamını Oku

Kuantum ve saat kuleleri

Alan Lightman: Bana kalırsa, Einstein, çağdaş sanatçıları kesinlikle etkilemiştir. Richard Serra gibi kimi heykeltıraşların, hafriyat diye isimlendirdikleri iri cüsseli enstalasyonlan içinde dolaşmak on, on beş dakika sürer. Ayakta uzun süre dikilip sadece bir nevi anlık münasebete girdiğin tabloya bakmanın aksine, bu hafriyatları görmek için çeyrek mil uzunluğundaki sergiyi dolaşmak gerekir. Bu heykeltıraşlardan bazıları, görelilik kavramından etkilendiklerini açıkça belirtmiştir. Sayısız yazarın da etkilendiğini biliyorum; Nabokov, Ada ya da Arzu başlığıyla bir kısa roman yazmıştı. Baş karakter Van Veen, uzun monoloğunda görelilik kuramından ve kendi zaman anlayışından bahseder. Görelilik canını sıkmaktadır, çünkü görelilik, zamanın sınırlarını fazlasıyla belirliyormuş gibi görünür, her ne...

Devamını Oku