Ali Onur Şahinoğlu | Düşünür Yazar | Dusunur Yazar

Yazar: Ali Onur Şahinoğlu

Yazar Hakkında

avatar

Makine mühendisi. Uzay teknolojileri alanında yapısal ve mekanik tasarımcı olarak çalışıyor. Mühendislik üzerine yüksek lisans yaptı. Felsefe ve din bilimleri alanında doktora tezini yazıyor. Öykü türündeki ilk kitabı Sen Saklandın, Gece Buldu 2022’de, ilk şiir kitabı Seslerini Arayan Ölüler 2023'te, ikinci şiir kitabı Gölgeden Gölgeye Yollar 2024'te, yeni şiir ve denemelerini içeren Uzak Sözlüğü 2025'te yayımlandı. Ankara’da yaşıyor. Evli.

Mevlana’nın müridi Nazım Hikmet

Akrabalarından bir büyüğün de etkisiyle Nazım Hikmet gençlik yıllarında tasavvufa ilgi duyuyor. Bu ilgisi giderek artıyor ve Mevlana ile ilgili bir şiir yazıyor. Sanat hayatının sonraki dönemlerinden biçim ve içerik olarak farklılaşan bu şiir okura yine de büyük bir şairin geleceğini haber veriyor. Orhan Veli’ye göre eski veya yeni şiir yok. Sadece şiir olan ve olmayan var. Mantıksız olamayn bu yargıya şair için de varılabilir mi? O fikre ya da bu fikre inanan şair yoktur. Yalnızca şair olan veya şair olmayan vardır. Mevlana Sararken alnımı yokluğun tacı Silindi gönülden neşeyle acı Kalbe muhabbette buldum ilacı Ben de müridinim işte...

Devamını Oku

Kul Allah’a yardım edebilir mi?

Ahmed İbn Acibe, Bahrul Medid’de Muhammed süresinin tefsirinde Vertecübi’den (Ruzbihan-i Bakli) aktarıyor: “Kulun Allah’a yardımı, nefsi, hevası ve şeytani ie mücahede etmesidir; çünkü onlar Allah’ın düşmanlarıdır. Kul onlarla mücadeleye girince, Allah onu kuvvetlendirir ve düşmanlarına karşı kendisine yardım eder. Bu yardım, düşmanlarının şerrini ondan gidererek, kendisini taatinde istikamet üzere tutarak ve onu cemalinin keyfiyle mükafatlandırarak gerçekleşir. Nihayet kul, kulluk makamında ve rububiyyet nurlarının keşfinde sabit hale...

Devamını Oku

YOĞ – YOG – YOK

Eski Türklerin başlangıçta defin merasimini ifade etmek adına kullandığı “yuğ/yoğ” terimine dikkat çeken M. Fuad Köprülü, yuğ merasiminin uygulanışını şöyle açıklar: “Bir kimse ölünce, cesedi çadırının içinde yere yatırılır. Bütün akrabası birer koyun, at veya sığır kurban ederler. Bunlar çadırın haricinde yere serilir. Sonra hepsi atlar üzerinde feryatlar kopararak çadırın etrafını yedi defa dönerler ve kapıya gelince yüzlerini bıçakla yaralarlar; kan gözyaşlarına karışır”. Yuğ terimi daha sonra “ölü aşı” veya ölüler için verilen yemek ya da ziyafeti ifade eder olmuştur. “Yuğ/yoğ” teriminin yaşamış olduğu anlam değişiminin izlerin Von Gabain ve Kaşgarlı Mahmud’un açıklamalarında gözlenebilir. Von Gabain, “yog” kelimesinin yog=yog...

Devamını Oku

Sperm hücreleri çocukluk travmalarını taşıyor olabilir

Molecular Psychiatry’de yayımlanan bir makale, spermlerin epigenetiği üzerine ilginç şeyler söylüyor. Belki önce epigenetiği açıklamak lazım: Davranışların ve çevrenin genlerin çalışma şekilleri üzerine etkilerini araştıran bilim dalı. Genetik mutasyonların aksine epigenetik değişiklikler geri döndürülebilir oluyor. Bu durum DNA’nın yazılımı değiştirmese de hangi genin açılabileceğine etki ediyor. Yani DNA değişmiyor ancak vücudun DNA’yı okuma şekli değişebiliyor. Araştırmada ilk olarak katılımcıların çocukluk stresleri ölçülüyor. Bunun için araştırma ekibi, Travma ve Sıkıntı Ölçeğini (TADS) kullanıyor. TADS puanları nispeten az sayıdaki çocukluk stresi hatırlayanların TADS puanı düşük olurken, (0-10) birçok travmatik olayı hatırlayan katılımcılarda TADS puanı yüksek oluyor. Katılımcıların çocukluk stresini ölçmek için...

Devamını Oku

Neden ortalama yaşam süresi artarken maksimum yaşam süresi artmıyor?

Roswell Park Kanser Enstitüsü’nden bir araştırmacı, ortalama yaşam süresi sürekli artarken, maksimum yaşam süresinin neden artmadığını araştırdı. Ona göre, hayvanlarda diyet, genetik manipülasyonlar gibi yaşlanma karşıtı müdahaleler, hayvanlarda yaşa bağlı hastalıkları erteliyor. Buna bağlı olarak maksimum yaş artıyor. Buna karşın bazı demografların da üzerinde durduğu gibi insanın maksimum yaşam süresi 122 sene civarında sabitlenmiş durumda. (Resmi olarak en uzun yaşayan insan 1997’de 122 yaşında öldü) Daha da ilginci, araştırmacının centenarians olarak isimlendirdiği 100 yaş ve üzeri insan sayısı her 10 senede bir ikiye katlanıyor. Ancak maksimum yaşam süresi yine de artmıyor. Araştırmacı centenarians’ları kurtulanlar ve kaçanlar olarak ikiye ayırıyor....

Devamını Oku