Ali Onur Şahinoğlu | Düşünür Yazar | Dusunur Yazar

Yazar: Ali Onur Şahinoğlu

Yazar Hakkında

avatar

Makine mühendisi. Uzay teknolojileri alanında yapısal ve mekanik tasarımcı olarak çalışıyor. Mühendislik üzerine yüksek lisans yaptı. Felsefe ve din bilimleri alanında doktora tezini yazıyor. Öykü türündeki ilk kitabı Sen Saklandın, Gece Buldu 2022’de, ilk şiir kitabı Seslerini Arayan Ölüler 2023'te, ikinci şiir kitabı Gölgeden Gölgeye Yollar 2024'te, yeni şiir ve denemelerini içeren Uzak Sözlüğü 2025'te yayımlandı. Ankara’da yaşıyor. Evli.

İyileştiren iyilik: bilimsel bir araştırmadan çıkan 3 sonuç

2012’de araştırmacılar, önceki bir sosyal harcama (ihtiyaç sahipleri veya hayır işleri için yapılan harcama) eylemini hatırlamanın, kişiyi önceki bir kişisel harcama eylemini hatırlamaktan daha mutlu edeceğini öngörerek bir araştırma* yapıyorlar. Ancak geleneksel sosyal yardımların -insanlarla iletişim kurmayı gerektirdiği için- depresif bireylerin hissettiği rahatsızlığı artırdığını tespit ediyorlar. Bunun yerine küçük ölçekli online/çevrimiçi yardımların etkisini inceliyorlar. İki aylık bir süreç sonunda, bekleme grubundaki deneklere kıyasla yardım yapan deneklerin hem depresif semptomlarda (Cohen’in ds = -0.19 ila -0.46) hem de duygusal pozitiflikte (Cohen’in ds = 0.22 ila 0.49) önemli ölçüde daha fazla iyileşme gösterdiğini görüyorlar. Neticede düşük maliyetli, kolay erişilebilir sosyal yardımların,...

Devamını Oku

çoğalan edebiyat

İRSAL-İ MESEL: İrad-ı mesel de denir. Bir çok kimsenin bildiği atasözlerini, çok meşhur vecizeleri ve hikmetli sözleri, şiirde kullanma sanatıdır. Fikrin ağır bastığı hikemi manzumelerde görülür. Düşüncenin güçlenmesine yardım eder. Bu sanatı manzumelerinde çokça kullanan Nabi, bu hususta şöyle der: Sözde darb-ı mesel iradına söz yok amma / Söz odur aleme senden kala bir darb-ı mesel. Allah’a sığın şahs-ı halimin gazabından Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir. Ziya Paşa Gün de doğar gün de doğar Bir gün mutlaka gün doğar Gün doğmadan neler doğar Gün doğmadan Şehzadebaşımda Sezai Karakoç   Bu yazı, Ansiklopedik Edebiyat Sözlüğü’nden...

Devamını Oku

Ne biliyoruz?

ignoramus et ignorabimus: İnsanın bilgisizliğine, insan bilgisinin sınırlılığına, mutlak bir bilgi ve kesinliğe ulaşmanın insan için imkansızlığına işaret eden Latince deyim. Alman fizyoloğu Du BoisRaymond tarafından kullanılan ve insan varlıkları olarak, şimdi olduğu gibi, gelecekte de bilemeyeceğimiz fenomenler bulunduğunu, evrenin, insan tarafından ne şimdi ne de gelecekte nüfuz edilebilecek olan gizleri olduğunu dile getiren ifade: Bilmiyoruz ve bilmeyeceğiz.   Bu yazı, Ahmet Cevizci’nin “Felsefe Sözlüğü” adlı eserinden...

Devamını Oku

Evliya Çelebi’nin türbe ziyareti

Evliya Çelebi, Seyahatnâme’sinde bir şehre, bir köye, kısacası bir mekâna gittiğinde; bir olayla veya bir kişiyle karşılaştığında genellikle bir beyit veya birkaç mısradan meydana gelen şiirler söylemiştir. Evliya Çelebi, bir mekânı ziyarete gittiğinde söylediği sözler türbe ziyaretleri ile ilgilidir. Sözler kimi zaman sözlü olarak belirtilmiş olmasına rağmen çoğunlukla yazılı olarak bir yerin duvarına kaydedilmiştir. Evliya, gittiği yerdeki tekkeleri anlatırken şu cümleleri kurmaktadır: “Gülbaba’nın kendisi de bir çiçekli bahçe içinde, kurşun örtülü kubbe altında yatmaktadır. Sandukası yeşil çuha ile örtülü olup mübarek başlarında nurlu Bektâşi tacı var. Etrafı çeşitli Kur’an âyetleri ile doludur. Benim yazdığım uygun beyit şudur: Âşık ve...

Devamını Oku

ADLAR

Van der Leeuw’ye göre bir kuvvete sahip ve bir kuvvet icra eden olağan dışı bir varlık veya nesne ile karşılaşması sonucunda insanlar bu kuvvete bir isim vermişler ve buna, Melanezyalılar, mana; Siu Kızılderilileri, wakanda; İrokua Kızılderilileri orenda; Araplar, baraka; Çinliler, tao demişlerdir. Bu kuvvetin faal bir kuvvet olduğunu gören insanlar onunla temas kuranları etkilediğini fark etmişler ve bu kuvvete sahip varlıkları (tanrılar, melekler, şeytanlar, krallar, kurtarıcılar vs. gibi) ve nesneleri (ağaç, su, taş, ateş vs. gibi) kutsal olarak değerlendirmişlerdir. Homo religiosus, varlıklarda ve nesnelerde mevcut olan bu aşkın kuvvetin etkinliğini hisseden insandır. Dolayısıyla van der Leeuw bir kuvvet olarak...

Devamını Oku