Doç.Dr. Polat TUNÇER | Düşünür Yazar | Dusunur Yazar

Yazar: Doç.Dr. Polat TUNÇER

Yazar Hakkında

avatar

1960 Yozgat doğumlu olan yazar, evli olup, Hesna Pınar ve Hilal Pelin olmak üzere iki kızı babasıdır. Halen 19 Mayıs Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde Öğretim Üyesi olarak çalışmakta olup, Gazi Üniversitesi İİBF. Kamu Yönetimi mezunudur. Yüksek Lisansını Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset ve Sosyal Bilimler Bilim Dalında, doktora çalışmasını ise Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalında yapmıştır.

Filistin Tamam da Doğu Türkistan!?

Ben bildim bileli Doğu Türkistan’daki zulüm devam eder; ancak nedense ülkemizde bu zulmün yankıları Filistin meselesi kadar yankı bulmaz. Bunu anlamakta zorlanıyorum. Çin güçlü bir ülke, bu nedenle ilişkilerimiz bozulmasın mı istiyoruz? Sessizliğimiz kabullenmeden değilse korkudan mı beceriksizlikten mi kaynaklanmaktadır? Bilmiyorum! Ama Çin’in İsrail’den kalır bir yanının olmadığını biliyorum. Kime ve neye göre tavrımızı belirliyoruz? Anlamıyorum!.. Türk Cumhuriyetleriyle ilgili politikamızın işlerliğini görmek ve hissetmek istiyorum. Dünya artık meselelerini geleneksel savaş yöntemleriyle çözmeyi çoktan bırakmış durumda, her gecen gün, yeni yol ve yöntemler devreye girmektedir. Haklı davanızı dünya kamuoyuna iyi anlatmak gerekiyor; güçlü değilseniz haklı olmanız da yetmiyor. Doğu Türkistan’ın...

Devamını Oku

Kamu Yönetiminde Dispepsi (Hazımsızlık)

Dispepsi sendromu, kamu yönetiminde oldukça sık yaşanan bir olgudur. Bu tür bir rahatsızlık kamu yönetiminin etkinliğini ve verimliliğini düşürmektedir. Ayrıca kurum ve kuruluşların çalışma disiplin ve düzeninin bozulmasına yol açmakta, çalışanların performansını düşürmekte, örgütsel iklimin kirlenmesine ve çatışmaların artmasına yol açmaktadır. Bu sendromun aşılabilmesi için kamu yönetiminde, yükselme ve terfi kriterleri ve standartlarının son derece iyi belirlenmesi ve bunların çok sıkı bir biçimde uygulanması gerekir. Türk kamu yönetiminde yükselme ve terfi etme kriterleri başarıdan ziyade belgelere dayandığı için, yanıltıcı olmakta ve yönetimde hazımsızlık sorunu bu yüzden oldukça sık yaşanmaktadır. Belgelere dayalı yönetici atanması ya da seçilmesinde yanlışlığı yoktur. Ancak...

Devamını Oku

Kamu Yönetiminde Etik-I

Kamu yönetimi çalışanı olmak isteyenlerin önemli bir kısmı, sosyal ve ekonomik haklarını garanti altına almak amacı taşımaktadır. Yani bir başka deyişle, kamu yönetiminde çalışanların büyük bir kısmı, kamudaki işini ikinci bir iş, ek iş olarak görmekte ve öyle hareket etmektedir. Bunun mazereti de hazırdır. Devletin verdiği ücret geçinmesine yetmediği iddia edilmektedir ki bu doğrudur. Ancak bir başka doğru daha vardır ki, kamu yönetimiyle yani devletle bir sözleşme yapılmakta ve bu sözleşme kurallarına uymak, dürüst ve doğru olan bir insanın vicdanı borcudur. En azından kamudaki işini birinci ve öncelikli iş olarak görmek zorundadır. Zira hukuk kuralları gereği, bütün enerjisini, yeteneğini...

Devamını Oku

ÇİN–ÇİN

Tarihi derin köklere ve geçmişe sahip olan Çin günümüzde ABD’nin korkulu rüyasına dönüşmüş durumda. Neden? Çünkü sosyalizm uygulamalarından vazgeçip kapitalist uygulamalara başladığı günden beri inanılmaz bir hızla ekonomik ve teknolojik olarak büyümekte ve gelişmektedir. Amerika bilindiği gibi dünyada ancak Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarından sonra söz sahibi olmaya başladı. Bir başka deyişle Avrupalı Devletlerin birbirlerini yemeleri onun işine yaradı ve onu ekonomik ve siyasi bakımdan güçlendirdi. Aradan henüz yüzyıl bile geçmeden bu tahtı ciddi bir sarsıntıyla karşı karşıya kalmış durumdadır. Bir yandan Rusya-Çin ve Hindistan’ın oluşturduğu blok, diğer yanda ABD ve Avrupa’nın bazı ülkelerinden oluşan bir başka ekonomik ve...

Devamını Oku

Eşitlik mi!?

Eşitlik nedir? Bu sorunun cevabı kolay gibi görünüyor. Ama değil; felsefi anlamda pek çok cevabı var; bu sorunun. Mutlak eşitlik, imkânsızdır. Pek çok şey gibi eşitlik de göreceli bir kavramdır. Herkes kanunlar önünde eşittir. Ancak, bireysel farklılıklar nedeniyle hiçbir şey birbiriyle mutlak olarak eşit değildir. Evet! İnsan olarak aynı haklara sahibiz ama o hakları kullanmakta eşit miyiz? Zira o hakların sosyal hayatta, yani gerçek hayatta kullanılması pek çok şeyin varlığına bağlıdır. Bir hakkın var olmasından daha çok o hakkı kullanabilme imkânına sahip olmak önemlidir. Onu kullanma imkânına sahip değilsek, Bir hakkın kâğıt üzerinde, yani yasada mevcudiyetinin çok fazla bir...

Devamını Oku