Yazar: Mustafa BEKAROĞLU

Yazar Hakkında

avatar

Mustafa BEKAROĞLU 1948 yılında Trabzon’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitiminin iki yılını Trabzon’da okumuştur. İzmir Atatürk Lisesi’nden mezun olan yazar, emniyette çeşitli kademelerde görev yaptıktan sonra istifa ederek müteahhitlik yapmaya başlamıştır.

BİLGE KAĞAN’IN BU GÜNÜ ANLATAN ULU SÖZLERİ

Türk; tarihin bütün devirlerine damgasını vurabilen nadir milletlerdendir. Öyle ki seksen bin yıllık bir tarihten bahsedilmektedir. Bu insan oğlunun hafızasının çok gerilerinde kalan olayların konu edildiği bir tarih bilincidir ki, muhtevası itibarı ile başka bir örneği de yoktur. Türk; tarihin şekillendiği bütün coğrafyaların değişmeyen tek karakteridir. Tabiri caizse baş aktörüdür. İnsanoğlunun geçmişine ışık tutan bütün arkeolojik çalışmalarda karşılaşılan bir Türk unsuru mutlaka mevcuttur. Bu açıdan denilebilir ki “Türk tarihine bakılmadan, insanlık tarihi anlaşılamaz” Bu temel bilgileri verdikten sonra, Göktürklerden bahsetmek istiyorum. Büyük Göktürk Devleti çok görkemli bir devir sonrasında yönetenler ve yönetilenlerinin fahiş hataları sonucu; Çin esaretine girmiştir. Elli...

Devamını Oku

H0YRATLARLA MAZİDEN ATİYE YÜRÜYEN MİLLET

Yara sızlar, yara sızlar, Ok vurmuş yara sızlar, Yaralının halinden, Ne bilsin yarasızlar… Hoyratlar; Kerkük mahreçli olup, Irak Türkmenistan’ında ve Güneydoğu Anadolu bölgemizde söylenen, cinaslı kafiye ile biten halk ezgilerimizdir. Halk bütün duygu düşünce, acı, sevinç, hasret, sevda, inanç ve töresini kısa özlü ama bir o kadar da derinliğine ifade ederken, kendi şiirini oluşturmuştur. Kimi yerde Hoyrat olan ezgi başka bir yörede Horyat olarak karşımıza çıkabilir. Kırşehirde Bozlak, Erzurumda Tatyan, Azerbaycanda Mahnı olur. Sonra coşar ırlanır,” türkü” olur. Coşar coşturur, horon olur, bar olur, halay olur, zeybek olur. Kısaca Türk’ ün ünlediği olur. Türk’ e hastır. Ünlemek sözü. söylemek,...

Devamını Oku

Kaybolan Güzellikler

Tadımız kalmadı vesselam. Ne yediğimiz, ne içtiğimiz, ne gördüğümüz, ne duyduğumuz, ne dokunduğumuz, ne de okuduğumuz gelecek adına bize umut verir oldu. Turfanda meyve ve sebze bize tat vermiyor. Hoş turfanda dediklerimiz her mevsim tezgahlarda artık… Hormonlu, mormonlu, şekli ve şemali bozulmuş gıdalar, ne damağımızda tat bıraktı, ne de soframızda zevk. Domates desen domates değil, eciş bücüş bir ucube. Karpuz desen şubat sonu arzı endam eder oldu mübarek. Kabuğunun denize düşmesini rehber edinenler, yandı ki ne yandı.  Öyle ya, şubat sonu sofraya gelen karpuzun, mart ayında kabuğu denizle müşerref olacağına göre, bir özdeyiş de tarih olmak üzere. “Karpuz kabuğu...

Devamını Oku

ZEYTİNDAĞI

Zeytindağı; kadim coğrafyamızın en etkili yeri; arzın merkezi, Cenabi Rabbil Alemin Alemlere rahmet olarak gönderdiği son peygamberin Rabbi ile görüşmek için arşa yolculuğa çıktığı kutsanmış yer. İbraniler ve Nasranilerin söylemiyle “Jerusalem”  ya da “Yerusalem”: Kudüs (El-Kudüs). Size Kudüs’ün tarihi coğrafyasını uzun uzun anlatmayacağım. Kısaca, Kudüs “ Ut-ül Kitab’ın” en önemli merkezidir. Gerçek kimliğine Hz. Ömer’in fethiyle kavuşan işgaller ve katliamlarla defalarca tahrip edilen Kudüs. Zeytindağı Kubetus-Sahra- Beyt-ül Makdis- Mescidil Aksa’nın oluşturduğu  tepe: Kudüs’ün hatta arzın kalbi. Hz. Yakup AS.’dan Hz. Muhammed’e  kadar bütün peygamberlerin kutsalı. İlk kıblemiz… Babil hükümdarı Nabukadnazar veya Arapların  deyimiyle Buhtı Nasır’ın işgaliyle  Yahuda devleti yıkılır,...

Devamını Oku