Yazar: Prof.Dr. Fahri SAKAL

Yazar Hakkında

avatar

Yazar 1957 yılında Giresun'da doğmuştur. Orta öğrenimi Samsun ve Ordu'da tamamladıktan sonra Erzurum Atatürk Üni. Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünü bitirdi (197-82). Sinop Kız öğretmen Lisesi’nde 5 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra OMÜ'de göreve başladı. 1995 tarihinde Yard. Doç ,Haziran 2009 da Doçent oldu.Türk Demokrasi Tarihi, Tek Parti Dönemi, Partiler, Fikir Hareketleri ve sivil toplum gibi konuları çalışmaktadır. Yayımlanmış 3 kitabı, farklı kitaplarda bölümler, 100 kadar akademik ve popüler makaleleri bulunmaktadır.

DÜŞMAN ELİNDE TUTSAK KALMIŞ GİBİ

Kadın insanlığın yarısıdır. Ama Türkçedeki “yuvayı dişi kuş kurar” sözünün anlamından hareket edersek, anne özelliği ile birlikte insanlığın yüzde ellisinin çok üzerinde pay sahibidir. Bu duruma göre toplumlar kadınlarına önemine uygun bir mevki ve değer vermeliydiler. Halbuki tarih boyunca aşağı yukarı bütün toplumlar kadını ikinci sınıf bir varlık olarak görmüşlerdir. Ekonomik bir mal olarak alınıp satıldığı muhitler olduğu gibi, bazen de ev dışında, hayvanlarla yatırıldığı, bazı toplumlarda kocası ölünce ona öbür tarafta da hizmet etsin diye diri diri gömüldüğü vs söz konusu olmuştur. Eski çağların bu korkunç uygulamalarını burada tekrar etmeye gerek görmüyoruz. Günümüzde azalmış da olsa ayrımcılık ve...

Devamını Oku

YENİ POLİTİKA VE HARP ANLAYIŞI: TERÖR

İki kutuplu dünyanın yıkılma hikayesini herkes bilir. Batı (NATO) ve ABD hürriyetlere, sermayeye ve demokrasiye en büyük düşman gördüğü komünizme ve SSCB’ye karşı muazzam askeri gücünün ötesinde Gladyo ve buna benzer kurumları kullanmıştı. Batı o zaman “komünist ve sol terörü” dünya huzurunu bozan başlıca faktörlerden biri olarak görüyor, ne hikmetse o yıllarda yerden  mantar biter gibi sol terör örgütleri kuruluyor, onlara karşı “yeşil kuşak” adı altında İslami kişi ve kurumların yardımına başvuruyorlardı. Sovyetlerin yıkılması ile birlikte komünizmin aleyhindeki suçlayıcı söylemler birden terk edilmiş, “İslami kökten dincilik” (fundamentalizm) ve “İslam terörü” edebiyatı sıkça duyulur olmuştu. Biz tarihçilere ABD ve müttefikleri...

Devamını Oku

İslâm’a Karşı IV. Dünya Harbi

Dünya Harbi kavramı birçok ülkenin katıldığı, dünyanın büyük bir kısmını etkileyen savaşların yekûnu olarak anlaşılır. Bu tanım kısmen doğru olmakla birlikte dünya harbinin gerçek anlamı biraz da, dünya üzerinde geçerli olan siyasî, sosyal, ekonomik, kültürel ve askerî mevcut durumu(statükoyu) değiştiren küresel ölçekte etkili olan savaşlar demektir. Bu anlamdaki harplerden ilki, adı üzerine I. Dünya Harbi olmuştur. 1912 yılında Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa ve herhalde bazı Musevi-siyonist silah patronlarının bulunduğu bir grup “4 orta çağ tarzı imparatorluk parçalanacak, yerlerine ulus devletler kurulacaktır” şeklinde bir karar almış ve bunu uygulamaya koymuşlardır. Bu ülkeler (ABD İngiltere Fransa ve Musevi iş adamları)...

Devamını Oku

BABİL, HARRAN, KENAN DİYARI, MISIR, KUDÜS, SÜRGÜN, DİYASPORA VE DÜNYA HAKİMİYETİ

Vaktiyle  İstanbul liselerinden birinde bir Musevi vatandaşımızın kızı okuyormuş. İyi bir öğrenci olan kız   bir gün derse öğretmenin verdiği ödevi getirmemiş. Öğretmen öğrencisinin çalışkan ve terbiyeli olması   hasebiyle kızmamış ve gelecek derste getirmesini söylemiş. Ama o derste de, sonraki derste de ödev   gelmeyince hoca kızmış ve “ödev notu sıfır” olacağını söyleyince Musevi kız ağlayarak ödevi getirmeme   sebebini açıklamış: “-Ne yapayım hocam, bizim kırtasiyeci Mişon iki haftadır hastalığından dolayı dükkanı açmadı, kağıt  alamadım!” Hemen ifade edelim, bu başlık İsrailoğulları tarihinin  serencamıdır. Ancak ne demek ve neyi vurgulamak istediğimiz yazı okununca anlaşılacaktır. Mezopotamya’dan Harran’a gelen Hazret-i Avraam (Hırıstiyan...

Devamını Oku