Üç semavî dince kutsal sayılan Kudüs, birleştirici bir özelliğe sahip olması gerekirken, ne yazık ki yeryüzünde huzur ve barış egemen olmasını kendi çıkarlarına uygun bulmayan devlet ya da yöneticiler tarafından, siyasî bir amaçla, tam tersine çatışmaların odağı haline getirilebiliyor.

Dinî değerler ve dince kutsal sayılan beldeler, insan ve toplumların âdeta yumuşak karınlarıdır. Bu yüzden kavga ve karmaşa çıkarmak isteyen devletler, bu alanlarda çalışır. Orta Doğu’nun en hassas noktalarından birisi olan Kudüs’ün şimdi de bu bağlamda kullanılmaya çalışıldığına şahit oluyoruz. Bu toprakların her karışı yüzyıllardır kanla sulanmış ve kimseye de mutluluk getirmemiştir. Ne zaman ki söz konusu üç dinin mensupları burada buluşmuş ve ritüellerini huzur içerisinde yerine getirebilmiş; o zaman bu kutsal mekân da huzurun kaynağı haline gelmiştir.

Tarih boyunca kutsal mekânlar ve değerler her zaman siyasetin ne yazık ki malzemesi yapılagelmiştir. Ancak böyle bir tavır hiçbir zaman hayra alamet olmamıştır. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’ın girişimi, zaten kan ve gözyaşı ülkesi olan Orta Doğu’nun iyice cehenneme çevrilmesinden başka bir amaç taşımaz ki söz konusu devletin politikası da sanırım buna uygundur. Allah’tan Birleşmiş Milletlerde aklıselim galip gelmiştir.

Yetmedi mi? Kapitalizm canavarını besleyenlerin doyması için, daha ne kadar kan ve gözyaşı lazımdır. Ne kadarıyla doyacak; sakinleşecek; semirmekten bîtap düşecek. Dünya küresel bir köyse ki, öyledir; bu köyde yaşayan zalimler, uzak yakın akraba ve komşularının, acısından zevk almanın, geri tepen bir silah gibi sahibine de zarar verebileceğini hesap etmelidir.

Bu zalimlerin amacı; kurdukları sistemi devam ettirebilmek için komşularını (uzak ya da yakın) sürekli birbirine düşürmek ve onlara silah satarak keyfine keyif katmanın yollarını aramaktır. Daha çok silah satabilmek için hassas bölgeleri kaşımak ve kanatmak çabası içinde bulunan kapitalist güç odakları; bu sefer anlaşamadılar. Çıkar ve planları çatıştı anlaşılan. ABD, Orta Doğu’da kaybetmekte olduğu inisiyatifi tekrar ele geçirebilmek ve ağırlığını hissettirebilmek için giriştiği Kudüs planında başarılı olamadı. Kim bilir belki de başarılı olamayacağını kendisi de biliyordu ve politikasını buna göre kurgulamış olsa gerek. Zira, böyle bir girişimde başarısızlığını öngöremeyecek hale gelmişse, ABD çoktan inişe geçmiş demektir. Yok, planını böyle kurgulamışsa da yeni olaylara karşı hazırlıklı olmak lazımdır.

ABD, böyle bir meselede neden, oldubittiye gitmiştir? Neden, daha önceleri yaptığı gibi Batılı ülkelerle işbirliği içerisinde hareket etmemiş ve onları dikkate almamıştır? Yoksa, ABD ve AB arasındaki güç yarışı görünür hale gelmiş, ete kemiğe mi bürünmüştür?

BM’deki oylamada Hıristiyan ülkeler de ABD’nin karşısında yer aldı. Keşke! Müslümanlar bilinçlendi, birleşti ve sonunda başarı geldi; diyebilseydim. Ama ne yazık ki öyle olmadı. Meseleye rasyonel baktığımızda gördüğümüz şudur; Batılı Hıristiyan ülkelerce de kutsal sayılan bu mekânın, İsrail’in başkenti olmasına müsaade etmediler; edemezlerdi de…

Ama gerek ABD gerek Batılı ülkeler elini ayağını Orta Doğu’dan çekmiş değiller. Zira, zalim kapitalist sistemin sürdürülebilmesi için birilerinin savaşması lazım; birtakım piyonlara ihtiyaçları var; yüzyıllardır da bu piyonlar ne yazık ki Müslümanlardır.

Bu topraklar ne zaman huzura kavuşacak? Burada yaşayanlar, İslâm’ın barış ve esenlik dini olduğunu anladıkları zaman. Savaşın, çatışmaları körükleyenlerin işine yaradığı anlaşıldığı zaman. Üretilenlere alınteri ve göznuru karıştığı zaman. Durmanın gerilemek ve çürümek olduğu anlaşıldığı zaman… Allah’ın dinini savaşmak ve birbirlerini yok etmek için eğip bükmekten vazgeçtikleri zaman. Mevlana’nın deyişiyle; Dünya’nın sevgi üzerine döndüğünü düşündükleri ve anladıkları zaman…

İşte o zaman kurtuluşa erecek bu topraklar. Ve huzura kavuşacak. Sevgiyi yaşamın temeline alacak ve merhameti unutmayacak burada yaşayanlar. Allah, Kuran’ın ilke ve emirlerini hiçe sayanlara başarı ve huzur bahşetmez.

Ve aklımızı başımıza almazsak, kapitalist devletler dünyayı yangın yerine çevirmek için daha çok Kudüsler bulur…