Kamu yönetimi devletin, bir başka deyişle kamunun kaynaklarını kullanma imkân ve fırsatı verdiği için cezbedicidir. Kamu yönetimi kendisine verilen yetkiyle kamu adına hizmet üretmek ve ihtiyaçları karşılamakla yükümlüdür. Ancak kamu kaynaklarını kullanma yetkisi, bu kaynakların istenildiği gibi dağıtılacağı anlamına da gelmez. Fakat, bu büyük kaynağa gözünü diken ve kamu yararından çok bireysel çıkarların gözetilmesini amaçlayan grupların faaliyetleri çağlar boyu süregelmiştir. Hizmet kamu yönetiminin hukuki ve ahlakı temel borçları arasında yer alır. Ancak, temel sorun kamu hizmetleri görülürken, kamu yararı yerine Rant paylaşımının öncelik arz etmesidir. Bu bağlamda, kamu kaynaklarını kullanma yetkisine sahip yöneticilerin çıkar odakları tarafından Rant ekonomisinin bir parçası haline getirilmeleri ve ifsat edilmeleri söz konusudur. Bir başka deyişle, kamu yararından çok, Rant paylaşımının öncelendiği bir bakış acısıyla hizmet üretmeye çalışmak, etik kuralların çiğnenmesi demektir. Toplumda ahlak anlayışı cinsellikle özdeşleştirilince, bu alan dışında yapılan bütün etik dışı davranışlar da ahlaksızlık olarak nitelendirilmekten kurtulmuş olmaktadır. Halbu ki ahlak bir
bütündür ve kişinin bütün hal ve hareketlerini kapladığı gibi düşünce boyutunu da işin içine katar. Zira, toplumsal düzeni, sağlığı ve yararı bozan fiiller öncelikle akılla kurgulanıp beyinde yuvalanıp zamanını ve zeminini bekler. Bu nedenle de bu tür düşünceler fiile geçmedikleri sürece suç sayılmazlar, ancak etik dışı düşünceler yumağı olduğu da inkar edilemez. Hukuk fiilleri içerirken, ahlak, gönülde filizlenir, akılda beslenir ve doğacağı zamanı bekler. Bu tür zihin yapısından kamu yararına bir şey ortaya çıkmaz ve oluşmaz; oluşamaz. Rant odaklı yaşayanlardan kamu yararına yönelik işler beklemek abesle iştigaldir. Zira, duygu ve düşüncelerin ahlak boyutunu gözardı eden yöneticilerin varacakları yer Rantın kuytu köyüdür. Rant bizatihi kötü değildir; Rantı kirleten, elde edilme yollarının çıkmaz sokaklarıdır. Ahlakın en temel kaynağının din olduğunu düşünürsek, kutsal değerlerin Rant uğruna nasıl yozlaştırıldığını ve kitabına uydurulduğunu da görmek mümkün olabilir.
Kamu yönetimimin yaptığı işler hesabına kitabına uygun olabilir. Bir başka deyişle hukuk kurallarına uygun olabilir. Ancak ahlaki olmayabilir. Zira dürüstlük ve doğruluk kurallarına uymayan ve Rantı önceleyen hizmetlerin ahlak ve etikle bir bağlantısı olduğu düşünülemez. Kokuşmuş toplumlarda ahlak cinsellik üzerine kurulur ve böylece diğer kamu hakkını ilgilendiren alanlarda yapılan etik dışı davranışlar, ahlaksızlık sayılmadığı için vicdanların rahat etmesi sağlanmış olur.
Kamu yönetiminin temel ilkelerinden biri kamu yararıdır; bu yarar uğruna bireylerin hak ve hürriyetleri bile kısıtlanabilir.Bu nedenle kamu yararının zedelenmesi hatta yok sayılması üzerine kurulabilen bir hizmet anlayışı da ahlak ve etik kurallarıyla çatışma halinde sayılır. Bugün geri kalmış ülkeler ve gelişmemiş toplumlarda yaşanan karmaşanın kavganın ve çöküşün önemli sebeplerinden birisi de budur. Yani, ahlakı cinselliğe indirgeyip, yapılan bütün etik dışı davranışların ahlaksızlık sayılmasını toplumun zihninden kaçırmak ve böylece toplumsal kabulle kendisine meşru bir zemin oluşturmak, temel hedeflerinden birisidir.
Geri kalmış toplumlarda yaşanan zihinsel körlük nedeniyle, oluşan Ranttan pay almak isteyen kitlelerin, bu duruma sessiz kalmaları yaşanan Rantın katmerlenmesine yol açmaktadır. Bu nedenle de kokuşmuş ve çürümüş toplumsal yapıların düzelebilmesi ahlak ve etik anlayışlarının değiştirilmesiyle mümkündür.
Rant ekonomisinden pay alanların revaçta olduğu bir toplumda, kamu kaynaklarının Rantiyeciliğe kurban edilmesine sessiz kalmayan, kalamayan bir avuç insan dışında, büyük çoğunluk bunu bir ahlaksızlık biçimi olarak algılayıp tepki göstermez; göstermesini beklemek de hayal kırıklığı yaratmaktan öte bir anlam taşımaz.
Hülasa, ahlaki değerlerden ve etik ilkelerden yoksun Rantlar, kamunun haklarının gaspından başka bir şey değildir. Gereksiz ve yersiz harcanan her kamu kaynağının bir ahlaksızlık görüntüsü verebileceğini unutmamak gerekir.