İttihat ve Terakki’nin ünlü Maliye Nazırı Cavit Bey’in hayatı siyasi tarihçilerin her zaman ilgisini çekmiştir. Zira, Cavit Bey’in hayatından çıkarılacak önemli dersler vardır. Ayrıca Cavit Bey’in günlük tutma gibi bir alışkanlığı ve entelektüel yönünün güçlü olması sebebiyle de İttihat terakki döneminin anlaşılmasına, yorumlanmasına ve değerlendirmesine önemli katkıları olmuştur. İttihat ve Terakkinin, Talat, Enver ve Cemal’den sonra belki de en önemli kişisi Cavit Bey’dir. Zira, İttihat ve Terakki iktidarı döneminde kabine dışında kaldığı süre içinde bile Devletin malî işleriyle ilgilenmiş ve onu yönlendirmiştir. Bir başka deyişle İttihat ve Terakki döneminin vazgeçilmez Maliye Bakanı Cavit Bey’dir. Bu nedenle onu siyasî hayatını tanımadan ve günlüklerini okumadan o dönemi anlayabilmek ve gizli kalmış noktalarını aydınlatabilmek oldukça zor gözüküyor.

Türk siyasî hayatında Cavit Bey olarak bilinen Mehmet Cavit Bey, devrin şartlarına göre iyi bir eğitim almış; Fransızca okuyup yazabilen ve İktisat dergilerinde yazıları yayınlanan entelektüel bir kişidir. İktisadî konulara hâkimiyetiyle bilinen Cavit Bey, Selanik’te bir süre öğretmenlik yapmış; bu esnada İttihat ve Terakki’nin ileri gelenleriyle tanışmış ve cemiyete girmiştir.

Yahudi dönmesi olan Cavit Bey, Türk siyasî hayatında hızla yükselmiş ve uzun yıllar İttihat ve Terakki’nin Maliye Nazırlığını yapmıştır. Bu yükselişinde iktisadî bilgisinin ve hatipliğinin büyük bir rolü vardır. Onu tanımlamaya ya da anlatmaya çalışan devrin yazarları genellikle Cavit Beyin, zekâsını, gururunu ve korkaklığı dillendirmektedir. Eleştiren muarızları ise onun Yahudi dönmesi olduğunu hatırlatmak amacıyla David ismini kullanmış; Masonluğunu sürekli gündeme getirmişlerdir. Ancak Cavit Bey hitabetiyle ve bilgisiyle bazı rakiplerinin takdirini de kazanmıştır.

Her başı sıkıştığında soluğu yurt dışında alan Cavit Bey, I. Dünya Savaşı’nın kaybedilmesiyle birlikte yine yurt dışına çıkmış ve uzun bir süre İsviçre’de kalmıştır. İstiklal Savaşının kazanılmasıyla birlikte ve yurt dışındaki İttihatçıların dönmesine Anadolu’ hükümetinden izin çıkınca İstanbul’a dönmüştür. İzmir Suikastı çıkıp hesaplaşmalar başlayınca, yine yakınları yurt dışına çıkmasını önermişler, ancak artık kaçmaktan usanmış olan Cavit Bey, bu öneriye uymamış ve idama giden yolun kararını vermiştir.

Cavit Bey, entelektüel kişiliğe sahip mülayim bir adamdır. Hiçbir zaman sertlik yanlısı olmamıştır. Ancak, paşaların hesaplaşmasının bir kurbanı olmuş ve hayatı İstiklal Mahkemesi kararıyla, Ankara’da noktalanmıştır.